Gelin Hesap Yapalım: Finansal Özgür Olmak İçin Ne Kadar Paraya İhtiyacınız Var?

Son yılların önemli söylemlerinden olan, özellikle pandemide bunalan çalışanlara ve yine pandemide finansal yatırımlara saranlara bulaşan ‘Finansal Özgürlük.’ 

Özgür olabilmek de mi parayla derseniz, cevabımız: ‘Ne sandın?’ olacak. Gelin, kaç para lazım bakalım.

Pandemide herkesin “oh evde huzur bulurum” dediği ortamda evden çalışmanın zorluklarını anlamasıyla bir bıkkınlık, bir bezginlik, bir sorgulama haline bürünmesi gerçeğiyle karşılaştık.

Yakamızı bırakmayan iş hayatı bir de 7/24 bir iletişim maratonuna döndü. Nereye gidebilirdiniz ki? O mail cevaplanacaktı.

Finansal piyasalarda pandemi şoku geçince başlayan ralliler, baharlar herkesi bir yatırıma yöneltti. Yoksa yıllardır hayalini kurduğumuz Ege sahilindeki cafe hayalimiz gerçek mi oluyordu?

Beyaz yakanın yıllardır anlayamadığı bir şekilde hayalini kurduğu ve ulaşanların hayal kırıklığı yaşadığı, ulaşamayanların da özendiği ‘sakin hayat’ bir birikim gerektiriyordu.

Pandemi bitti, enflasyon başladı. Geçim sıkıntı derken, Türkiye deprem gerçeğiyle yeniden büyük bir felaketle yüzleşti. Büyük şehirler hepten çekilmez bir hal almaya başladı.

Türkiye’de Borsa’nın coşkusu sürerken, ev ve araba alamayan, hatta artık almak da istenmeyen genç kuşaklar finansal özgürlük masallarıyla karşılaştı. Masal olmasının bir nedeni genelde buna ulaşanların iki açıdan anlatmadıklarıydı.

Birincisi, “finansal” tarafta ek gelir kısmı genelde anlatılmaz.

Asgari ücretle kazanırken (günümüz oranları üzerinden) İstanbul’da 15 bin TL kirası olan evde 11 bin 402 TL’lik karı koca kazançlarıyla özel okulda okuttukları çocuklarıyla, hafta sonu 3 yaşındaki arabalarıyla alışverişe giderken, kenara da her ay 5 bin TL atmışlar misali bir hayat sunulur.

İkincisi, “özgürlük” kısmının da eksikleri vardır.

Özgürlük herkesin farklı algıladığı bir durum olurken, finansal olanı da kişiye göre değişir. Kimisi günde 2 saat bahçede çalışarak yine 2 saat pazarda sattıklarıyla geçinebilir. Kimisi günde 2 saat uyur, 20 saat çalışır (2 saat de yemek ihtiyaç molası olsun) yine de yetmez. Özgürlük kısmında hiç çalışmamak mı, finansal piyasalara bağımlı kalmak mı?

Gelelim, kimseden maaş almadan, sabah işe yetişme stresi duymadan, yatırımlarınızın gelirleriyle yani “pasif gelirle” geçinmeniz için kaç para lazım olduğuna?

Ekonomist Tunç Şatıroğlu, çok basit bir hesap yapıyor. Tabi bu aslen Türkiye gibi enflasyonist bir ülkede tartışılır ama genel ve kabataslak bir hesap.

“Yabancı kaynaklar harcama oranınızın yüzde 3,25 civarında olması gerektiğini söylüyor. Çünkü enflasyonu da hesap etmeniz lazım.” Tabi Türkiye’de enflasyonu baya hesap etmeniz lazım ama o da çok öngörülebilir olmuyor.

Belki gayrimenkul yatırımlarını buna katarak durumu bir miktar kurtarabilirsiniz.

Hesaba dönersek, aylık harcamalarınız 1000 dolar dersek 12 ay için 12 bin bu da gerekli miktarın yüzde 3,25’i ise 369 bin 230 dolar bir sonuçla, kısaca en basit haliyle aylık ihtiyacınızın ‘370 katı paranız’ olması gerekiyor.

TL’den hesap edelim. Aylık gideriniz 30 bin TL olsun. 11 milyonun biraz üzerinde bir paranız, yatırımınız olması gerekiyor. Buna oturduğunuz sahip olduğunuz ev dahil değil. Ancak kira olmadığı için gideriniz azalır bu da ihtiyaç miktarını düşürür.

Tabi kira ya da farklı yan gelirleriniz varsa bunlar da aylık gelire ve varlıklara ekleneceğinden özgürlüğünüzü ilan edebilirsiniz. 

Sizin harcama kapasiteniz ve özgürlük algınızla durum değişiyor.

Bir de Türkiye’nin enflasyonist yapısı var. İstanbul’da ortalama 3 milyon 700 bin TL olan bir ev 2020 yılında 500 bin bile değildi. Değişen konjonktüre uyum sağlayacak ve kendiniz koruyabilecek esnekliklerinizin de olması gerekiyor.

Siz yine de tası tarağı toplayıp istifayı basmadan bir hesap yapın der, finansal özgür günler dileriz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x